İslamın kadına verdiği değeri daha iyi anlamak için, eski medeniyetlerdeki kadına bakış açısına bakalım.
~~
* Eski Yunanlılar’da Kadın
* İnsan üzerinde bir yük
* Yegane amacı kadın hizmetçi olarak evde hizmet etmek
* Kadın pisdir, şeytani varlıklardan biridir
* Yasal açıdan bir eşyadır, çarşıda alınıp satılabilinir
* Medeni haklardan yoksundur, hürriyeti elinden alımıştır
* Miras hakkı yoktur
* Erkeğin izni olmadan kadın kendi malını harcama yetkisi yoktur
* Boşama yetkisi yalnız erkeğe verilmiştir
* Yangın ve yılanın sokmasının bir çaresi vardır, fakat kadının kötülüğünün çaresi yoktur
* Eflatun, “Kadın elden ele orta malı olarak gezmeli”
* Aristo, “Kadın yaratılışta yarı kalmış bir erkektir.”
* Yunan mitolojisinde ilk kadının ismi “Pandora”dır. Topraktan ve sudan yaratılmıştır. İnsanın başına gelen tüm bela ve felaketlerin sebebi bu kadındır. O, kötülüklerin kalpalı olduğu kağağı açmış ve bütün müsübet ve felaketleri dünyaya yaymıştır.
* Fahşelerin evleri siyaset, sanat ve edebiyat merkezleri halindeydi.
* Sanat adına çıplak heykeller ve aşk tanrıçaları yapılırdı.
.
* Roma’da Kadın
* Babanın kendi kız ve erkek çocuklarını ailesine kabul etme mecburiyeti yoktu. Çocuk doğumdan sonra, babasının ayakları önüne bırakılır, baba eğer onu kucağına alırsa çocuğu kabul etmiş sayılırdı. Kaldırmazsa onu kabul etmediği anlamına gelirdi.
* Çocuk erkek ise isteyen onu alıp götürürdü, kız ise açlık ve susuzluktan ölüp giderdi.
* Aile reisi çocuklarından dilediğini satar, istediğini aileden ihraç ederdi
* Koca isterse karısını öldürebilirdi
* Boşanma sistemi 520 yılına kadar bilinmiyordu
* Kadınlar vatandaş değildir.
.
* Eski Hind’de Kadın
* Kadın köledir
* Kadın kocası öldüğü zaman hayat hakkı yoktu, o gün ölmeliydi
* Kadın 17.yüzyıla kadar kocasının cesediyle beraber yakılırdı.
* Tanrıların hoşnut edilmesi için kadın kurban edilirdi
* Hind hukukuna göre felaket, tafun, ölüm, cehennem, zehir, ejderha, ateş hiç bir zaman kadından daha kötü değildir.
* Buda: “Eğer kadınları dinime kabul etmeseydim Budizm çok uzun zaman temiz bir şekilde devam ederdi. Bugün artık bu dinin uzun zaman yaşıyacağını zannetmiyorum. Zira bu dine kadın girmiştir.”(Edyanu’l Hind 72)
.
* Eski Mısır’da Kadın
* Firavunlar devrinde kız kardeşlerle evlenirdi. Firavunlar tahtlarını başkalrıyla paylaşmamak için çoğu kez kız kardeşleriyle evlenmişler. Mısır halkı da Firavunlar gibi yapmışlardır.
.
* Bâbil’de Kadın
* Kadın evcil hayvanlar mesabesindedir
* Biri bir adamın kızını öldürdüğü zaman o da kızını diğerine teslim ederdi. Teslim alan kişi kendi malı gibi kullanır isterse öldürürdü.
.
* Eski İran’da Kadın
* Mecusilerin devrinde kız kardeş ve anne gibi kan yakınlığının bir saygınlığı yoktu. Onlar kızkardeşleriyle evlenir ve bunuda teşvik ederlerdi.
.
* Eski Rusya’da Kadın
* Erkek ve kadına farklı hukuki muamele yapılırdı.
* Fuhuş yapan, zina eden kadına çok ağır ceza verilirdi .Cinsel organları oyularak çıkarılırdı. Erkeklere böyle bir ceza verilmezdi.
.
* Eski Çin’de Kadın
* Kadın insan değildir.
* Kadınlara isim verilmezdi, numara konulur, iki üç diye seslenilirdi.
* Kız çocukları uğursuzluk sebebidir.
.
Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
İnsanlık tarihinde kadınlığın mazisi o kadar acıdır ki, cereyan eden olaylara inanmak çok güçtür. Bu olayların bazıları vardırki, insanlığın alnında kara bir leke olarak durmaktadır. Erkek gerek ilkel devirlerde, gerekse medeni yaşayış düzeninde, çok zaman kucağında büyüdüğü kadının kalbini yaralamıştır.
.
Hindisatanı, Çin’i eski Yunan’ı ve Romayı, medeniyetin beşiği diye anarlar. Bu ülkelerde hep kadınmdan uzak kalınması istenir, kadının kötü ruhlu ve şeytanlar gibi fenalıklar menşesi bir mahluk olduğu öğretilirdi. Onların böyle düşündükleri mitolojilerinden kolayca öğrenebilinir. nitekim Jüpiter’er bir ilah soruyor:
- Nesli devam ettirmek husuusnda sen niçin bizi kadından müstağni kılmadın?
.
Belki de aynı meseleden dolayıdır ki, zamanımızda nesli devam ettirmek için bir çok yerde suni ilkaha baş vurulıyor. Bu suretle kadın ile erkeğin birleşmesine lüzum kalmıyor.
.
Andromiko’nun rivayetine göre, eski Yunanlılar, kadını şöyle düşünürlerdi: “Can yakan ateş, çaresi bulunmayan yılan sokması, şeraretin menbaı ve başı.”
.
Meşhur felsefeci Sokrat şöyle söyler:
“Dünya yüzünde kadın kadar fitne ve fesad maddesi olan hiç bir şey yoktur. Kadın zehirli ağaca benzer ki, dış görünüşü gayet güzel ve gönül çekicidir, fakat onun meyvesini yiyen bir yaratık derhal ölür.”
Konunun Devamini oku »
Resulullah (s.a.v) buyuruyor:
Yabancı bir kadınla tokalaşan, kıyamet gününde eline ateş parçası almış demektir.
Kadının, mahremi olmayan (nikahlanması mümkün olan) erkeğin elini öpmesi, erkeğin de mahremi olmayan kadının elini öpmesi haramdır.
Öncelikle el öpme geleneğinin her yönüyle iyi bir davranış olmadığını bilmek gerekir. Bu bir dini tavsiye değil, bir örf meselesidir.
Konunun Devamini oku »
Bu konuda uydurma hadis şöyledir:
” Uğursuzluk kadında, evde ve attadır.”
.
Bu hadis-i şerifi Hz. Aişe duyduğu zaman itiraz ederek şöyle demiştir.
“Kur’an-ı Hz.Muhammed’e indiren Allah hakkı için, bu hadisi aktaran yalan söylemiştir. Rasululah ancak şöyle buyurdu: “Cahilliyet ehli şöyle derlerdi : Uğursuzluk; kadın, at ve evdedir.”
.
Mısırlı alim Muhammed Gazali, 1989 yılı başlarında yayınlanan “Fıkıhçılar ve Hadisçilerin Hz.Peygamber’in Sünmnetine Bakışları” isimli eserinde şu hadise yer vermiştir.
“Havva olmasaydı hiç bir kadın kocasına ihanet etmezdi. İsrailoğulları da olmasaydı bekleyen et bozulmazdı.”
.
Kitabın tartışıldığı bir açık oturumda Muhammed Gazali bu hadisle ilgili olarak şöyle söyledi:
“Adem’e ihanet eden Havva nasıl ve kiminle ihanet etmiştir? Bu söz tamamen Hristiyan inancına benziyor. Ka’bul Ahbar’ın söylediği her sözü, Kuyr’an reddetmiştir. Bilakis Kur’an, Adem’i cennetten çıkaranın Havva değil, şeytan olduğunu belirtmiştir. Havva’nın Hz.Adem’e ihaneti kesinlikle İslami bir anlayış değildir. Ahd-i Atik’ten kalma bir sözdür. Etin bozulup bozulmamasi ise, tamamen tabi bir kanundur. Berkletilen et bozulur. Bunun akal ve mantığa ters düştüğü aşikardır. Kabulu mümkün değildir.”
.
Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Yüce Allah Adem’le Havva’yı yaratmış, İnsan nesli onlardan ve onların zürriyetinden meydana gelmiştir. Allah Adem’e eşya isimlerini öğretmiş, ilk insanlar bu kelimelerle anlaşmaya başlamıştır. Kadın da toplumun bir bireyi olarak, hem cinsleriyle ve gerektiğinde karşı cinsle kelimeleri seslendirerek konuşmuştur. Günlük hayatın gereği olan normal görüşme ve konuşmalarda, kadın sesinin yabancı erkeklere meşrû olmadığını öne süren hiç bir bilgin yoktur. Kur’ân-ı Kerîm’de kadınların yabancı erkekle konuşmalarının örnekleri çoktur.
.
Musa (a.s) Mısır’ı terkedip Medyen’e varınca bir su başında koyunlarını sulamak için sıra bekleyen iki hanım kız gördü. Yardıma ihtiyaçlarının olup olmadığını sordu. Bundan sonrasını Kur’ân-ı Kerîm’den izleyelim:
“Onlar şöyle dedi: Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız oldukça yaşlı bir adamdır. Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi. “Rabbim, göndereceğin hayra ve rızka çok muhtacım” dedi. O sırada hanımlardan biri utana utana yürüyerek Musa’ya geldi. “Babam hayvanlarımızı sulama ücretini vermek için seni çağırıyor” dedi” (el-Kasas, 28/23, 25).
.
İslamiyet kişiyi fitne ve fesada sürükleyen görüntü, davranış ve hallere karşı koruyucu tedbirler alır. Diğer yandan insana verilmiş olan özellik, kabiliyet ve farklılıklar bir başkasının vebal altına girmesine sebep olmamalı, yanlış duygulara kapılmasına meydan vermemeli, nefsini azdırmamalıdır. Yaratıcı tarafından kadına ihsan edilen sesi de bu çerçeve içinde düşünmek gerekir. Esas itibariyle hiç bir varlığın sesi mutlak olarak haram ve günah sınıfına sokulmaz. Başta Hanefi ve Şafii imamları olmak üzere mezhep sahibi müçtehid imamlarımızın kanaatleri de bu yöndedir. Fıkıh kitaplarında şu hükmü görüyoruz:”Cumhura göre kadının sesi avret değildir.” Yani kadının sesi haram değildir. “Kadının sesi avret değildir. Çünkü kadın alışveriş yapar, mahkemede şahitlikte bulunur. Bunun için sesini yükseltmek zorunda kalır.” (Tefsirü Ayati-l Ahkam 2:167)
.
Kadın sesinin avret olmadığının gerekçesi islamın ilk uygulamalı devri olan Saadet asrıdır.
.
* Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sahabi hanımlarla konuşmuş, onların sorularına cevap vermiş, şikayetlerini dinlemiş, ihtiyaç ve talepşerini karşılamıştır.
* Sahabiler gerek Peygamberimizin hanımlarına, gerekse diğer hanım sahabilere hadis ve benzeri durumlarda sorular sormuş, konuşmuş ve bazı konularda bilgiler almışlardır.
* Sahabe döneminde kadınlar, halifelere şikayetlerini dile getirmiş ve dini konularda diğer sahabilere bilmediklerini sorup öğrenmişlerdir.
.
Hz. Peygamber’in gerektiğinde genç veya yaşlı hanımlarla konuştuğuna dair pek çok örnek vardır.
Ebû Said el-Hudrî (r.a) şöyle anlatır:
“Bir kadın Allah Rasûlüne gelerek dedi ki: Her zaman mescide çıkarak sözlerinizi dinleyemiyoruz. Bize bir gün tayin et de o gün gelelim, sen de Allah’ın sana öğrettiğini bize öğret”. Hz. Peygamber bu teklifi uygun bulmuş ve hanımlara ders vermiştir
.
Diğer yandan Hz. Peygamberin hanımları, özellikle Hz. Aişe ashab-ı kiramın fetva için başvurdukları bir merci idi. O, onların sorularını sözlü olarak cevaplıyordu.
Hz. Ömer, hilâfeti zamanında bir cuma hutbesinde evliliklerin kolaylaştırılmasını ve mehrin azaltılmasını tavsiye edince cemaat arasında bulunan Kureyşli bir kadın ayağa kalkarak bir âyetle (Nisâ, 4/20) cevap vermiş, halîfe onu haklı bularak sözünde ısrar etmemiştir..
.
Ancak, diğer bütün mübah meselelerin mahiyet değiştirip mahzurlu hal almasında olduğu gibi, kadının sesi meselesinde de aynı durum söz konusudur. Kadının sesi mübah, masum ve masum olmasına karşılık hangi sebeplerden dolayı “avret” olur, yabancı erkeklerin dinlemesine “haram” olur.
.
Ahzab Süresinin 32. ayet-i kerimesi bu husustaki ölçüyü Peygamber hanımlarının şahsında şöyle veriyor.
“Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. eğer halinize layık bir takva ile korunacaksanız, yabancılarla cazibeli bir şekilde konuşmayın ki, kalbinde fesat bulunan kimse bir ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet ve ağırbaşlılıkla söz söyleyin.”
.
Kadınların normal ihtiyaç ve muameleler yüzünden erkeklerle sesli konuşmasının caiz olduğunda şüphe yoktur. Alimler arasında tartışılan ise, sevinçli gün ve zamanlarda şarkı, türkü vb. ni söylemeleridir. Bunlardan sözleri ve söyleniş biçimi müstehcen ve tahrik edici olmayan bazı şarkıları Allah Rasûlünün ve bazı sahabelerin müsamaha ile karşıladıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak;
Hz. Âişe’den şöyle dediği nakledilmiştir:
“Bir kere Rasûlullah (s.a.s) yanıma gelmişti. Yanımda Buas (olayıyla ilgili olarak söylenmiş kahramanlık şiirlerini def çalarak) terennüm ederek çalan iki cariye bulunuyordu. Rasûlüllah (s.a.s) yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra Hz. Ebû Bekr içeri girdi.
- Bu ne hal, Rasûlüllah’ın huzurunda şeytanın düdüğü ve sesi ne arıyor? diye beni azarladı.
Bunun üzerine Rasûlüllah ona dönüp:
- Bırak onları, her milletin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır” buyurdu.
Babam başka şeyle meşgul olunca câriyelere işaret ettim, dışarı çıktılar.
.
İbn Abbas der ki;
Hz. Aişe, yakınlarından birisini bir Medineli müslümanla evlendirdi. Hz. Peygamber geldi ve;
“Kız gönderdiniz mi” dedi.
Hz. Aişe; “Evet” dedi.
“Beraberinde şarkıcı gönderdiniz mi?” sorusuna, ”
Hayır” cevabını alınca,
Allah Rasûlü şöyle buyurdu:
“Medineliler eğlenceden hoşlanır. Beraberinde; “Size geldik, size geldik…” diyerek bir şarkıcı gönderseydiniz… ”
.
Bu konuda Müfessir Vehbi Efendi tefsirinde:
“Söylediğiniz söz fitneye sebep olmasın. Yani cazibeli ve ecanibi şüpheye düşürecek bir halde edalı ve naz ü istiğna ile söylemeyin” şeklinde izah getirmektedir.
.
Elmalı bu ayetin tefsirini şöyle yapmaktadır:
“Ey Peygamberin hanımları! Siz genel olarak kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Sizde diğer kadınlarda bulunmayan nitelikler var: Peygamberlerin en hayırlısının hanımları ve bütün müminlerin anaları olmak niteliklerine sahipsiniz. Eğer sakınırsanız, bu özel niteliklerinizi korursanız yahut durumunuza uygun takva ile korunacaksanız -bu şart bir mânâ ile yukarının, bir mânâ ile aşağının kaydıoluyor- Sözü yumuşak ve tatlı bir eda ile söylemeyin, bir söz söylendiği zaman sakın yılışık bir biçimde cevap vermeyin ve söylerken yayılarak, kırıtarak söylemeyin de kalbinde hastalık bulunan, kalbi çürük, kötülüğe yüz tutmuş kimseler kötü bir şey ümit etmesin. Ve uygun ve ciddi söz söyleyin; yani yapmacılıktan uzak, ağırbaşlılık ve ciddiyetle dosdoğru söyleyin veya sert olsa da makul ve meşru güzel söz söyleyin.”
.
İbni Abidin:
“Tercih edilen görüşe göre kadının sesi avret değildir…. Yalnız kadınların yüksek sesle konuşmalarını, seslerini uzatmalarını, yumuşatmalarını ve nağmeli bir şekilde okumalarını caiz görmüyoruz. Çünkü bunlarda erkekleri kendine meylettirmek ve şehvetlerin tahrik etmek vardır.” (Reddü’l Muhtar 1:467)
.
Hanımlar arasında bile olsa bir şarkının şu özellikleri taşıması gerekir:
.
1) Şarkının konusu ve sözleri İslâm ahlâk ve âdâbına aykırı bulunmamalıdır. Meselâ, içkiyi öven, onu içmeyi teşvik eden şarkı meşrû sayılmaz.
2) Şarkıcının giyim şekli jest ve mimikleriyle şehveti tahrik etmemesi gerekir.
3) Meşrû eğlenti, ibadetten alıkoymamalı ve zaman israfına yol açmamalıdır.
4) Şarkı, türkü, dinleyenin şehvetini coşturuyor, fitneye doğru sürüklüyor ve hayvanî duygularını güçlendiriyorsa kendini bundan kurtarması gerekir.
5) Şarkı, türkü beraberinde içki, kumar, zina gibi haramları getiriyorsa, müslümanın bu gibi ses ve yerlerden uzak durması gerekir. İslâm kötülüğe giden yolu kapama (sedd-i zerâyi’) prensibini esas almıştır.
Eti yenen hayvanı sadece erkek keser, kadın kesemez, diye bir hüküm yoktur. Kadın cesaret eder de eli bıçak, balta tutarsa tavuk da keser, kurban da.. Yeter ki, kesmesini bilsin, hayvana eziyet vermeden işini bitirsin. Hatta kesimi yapan kadının muayyen halde olması da mahzur teşkil etmez. Bu halde iken de kesim yapabilir. Kestiğinde hiç şüphe ve tereddüt bahismevzu olmaz.
.
Keserken besmele çekmelidir. Kasdî olarak terkederse kesilen hayvanın eti yenmez. Ama heyecandan ve unutmaktan dolayı terkederse kesime zarar vermez. Muayyen halde olan kadının, Allah’ın adını söylemek niyetiyle (Bismillâh) demesinde mahzur olmaz.
.
Kaynak: Yeni Aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları
Kadınların namazda imamlık yapması , bir kadının hemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı ve kadın-erkek karışık cemaate veya sadece erkeklere imamlığı olarak iki kısma ayrılır.
.
Kadının hemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı konusunda, Hz. Peygamber (s.a.)’in hanımlarından Ümmî Seleme ve Hz. Aişe’ nin kadınlara imam olarak namaz kıldırdıklarına, bu durumda öne geçmeyip ilk safın ortasında durduklarına ait ilk devir hadis kaynaklarında bilgiler vardır. Kadınların günlük beş vakit namazda olduğu gibi, teravih namazında da diğer kadınlara imamlık yapmaları lslam fakihleri tarafından caiz görülmüştür .
.
Bir kadının, erkeklere veya kadın-erkek karışık cemaate imamlık yapması ise, ilk hadis kaynaklarından Ahmed b. Hanbel’ in Müsned’ inde, Ebu Davud’un Sünen’ in de, İbn Huzeyme’ nin Sahih’ inde, Beyhaki ‘ nin Sünen-i Kebir’ inde, Hakim’ in Müstedrek’ inde ve muahhar pek çok kaynakta yer alan bir habere göre Hz. Peygamber (s.a.v.) istisnai olarak Ümmî Varaka isimli hafız-ı Kur’an bir sahabiyye hanımın kendi ev halkına imamlık yapmasına izin vermiştir. Ümmî Varaka’ nın ev halkı ise, ölümünden sonra azad olmaları kaydıyla hür kıldığı biri erkek diğeri hanım iki köleden ibaretti. Bu rivayete dayanarak İmam Ahmed, Ebu Sevr, Müzeni, Taberi, Ibn Teymiyye gibi alimler, kadının zaruret halinde erkeklere de imamlık yapabileceğini söylemişlerdir.
.
İmam-ı Azam Ebu Hanife, Şafii gibi müctehidler ile Cumhur-ı fukaha ise, kadının erkeklere imamlığını caiz görmemişlerdir.
.
Kaynak : Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları, Diyanet İşleri Başkanlığı, 23.06.2002
Cenab-ı Hakk’a ibadetini bırakmayan, kocasına itaate kusur etmeyen ve onun kazancını saçıp savurmayan, dünyaya getirdiği çocuğunu İslami terbiye üzerinde yetiştiren, iffet ve haya sahibi hanımdır.
.
Resulullah Efendimize “Ey Allahın Resulu kadının hayırlı olanı hangisidir?” diye sorulmuştu. Resul-i ekrem Efendimiz buyurdular ki:
.
“(Kocası yüzüne) baksa onu memnun eden, bir şey emretse itaaat eden, nefsinde ve malında, hoşlanmayacağı bir işte, kocasına muhalefet etmeyendir.”
Kaynak: İslam’da Kadın ve Aile, Mehmed Emre
Bu konuda uydurma hadis şöyledir: “Kadınlara danışın, fakat söylediklerinin aksini yapın.”
.
Cenab-ı Hak Peygamberine çevresindeki müslümanları kastederek derkı: “Yapacağın işler hakkında onlara danış.” (Al-i İmran Suresi:159) buyurarak peygamberine çevresine danışma emri veriyor. Allah Resulunun hanımlarına danışıp da tersini yaptığına dair elimizde bir tek örnek yoktur.
.
Bu sözün uydurma olduğunun en güzel örneği Allah Resulunun Hudeybiye savaşının önemli bir anında hanımı Ümmü Seleme’nin söylediği fikri doğru bularak onun sözüne uygun karar vermesidir.
.
Hz.Ömer Şifa Hatunun fikrine çok önem verirdi. Yine mehir konusunda dörtyüz dirhemden fazla verilmemesini tavsiye eden Hz.Ömer’in mescitte cemaat huzurunda Nisa Suresi’nin 20.ayetini delil gösteren bir kadın tarafından ikaz edildiğini ve kadının gösterdiği delil karşısında Hz.Ömer’in fikrinden vazgeçtiği, hatasını itiraf ettiği, kadına dönerek “Kadın Ömer’den daha iyi bildi” dediği bilinmektedir.
.
Hz.Ömer halifeliği esnasında, kadınlarla istişare de bulunuyor, onların görüşlerini alıyordu. Hz.Ömer kızı Hafsaya kadınların kocalarından ne kadar süre ayrı kalacağını sormuş, kızının ona verdiği cevaba uygun olarak Hz.Ömer bu süreyi dört ay olarak belirtmişdir.
.
Eğer bu söz doğru olsaydı; İslam’ın kadının hiç bir konuda şahitliğini kabul etmemesi ve kadınların hadis rivayetlerinde sözlerinin geçerli olmaması gerekirdi.
.
Yine İmam-ı Ebu İshak el-İsferayini kadınların rivayet ettikleri hükümler ve hadisler erkeklerin rivayet ettiklerine zıt düşerse kadınlarınkini erkeklerinkine tercih etmiştir.
.
Aliyyu’l Kari ve el-Acluni bu hadisin uydurma olduğunu Kur’an ve sünnete ters düştüğünü söylemiştir.
.
…ve bunun gibi tamamen uydurma hadisler vardır. Bunların uydurma olduğunun geniş kitlelere ulaştırılması gerekir.
.
BUNLAR UYDURMA HADİSLER OLUP PEYGAMBERİMİZE, DİNİMİZE VE KADINLARA İFTİRADIR
.. ve ne yazık ki halkımız arasında söylene gelmektedir
.
* Kadınların akılları şehvetlerindedir.
* Kadınlara itaat pişmanlıktır.
* Kadınları Allah geride bıraktığı gibi sizde geri bırakın
* İnsanın insana secde etmesi caiz olsaydı, kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim
* Eğer kocanın tepesinden ayağına kadar bütün bedeni irinler içinde kalıp hanımı o irinleri diliyle silerse,yine de ona karşı teşekkür etmek vazifesini eda etmiş sayılmaz.
* Namazı katleten şeyler köpek, eşek, domuz ve kadındır
* Uğursuzluk kadında, evde ve attadır
.
Son söz olarak yabancı kültürlerle temasa geçilme sonucu, bu kültürlerin etkisinde kalınarak Kur’an-ı Kerim’den kopulmuş, kadını aşağılayıcı birçok görüş İslam tooplumuna girmiştir.
.
Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
“Allah Resülü Ramazan veya Kurban Bayramında musallaya gitmek üzere yola çıktığında kadınlara rastladı ve şöyle dedi: “Ey kadınlar topluluğu sadaka veriniz, zira cehennem ehlinin çoğunluğunu sizlerin oluşturduğunu gördüm. Kadınlar neden ya Resullullah diye sorduğunda Allah Resulü “Çünkü kadınlar çok lanet ettiler ve kocalarına karşı da nankör oldular, cevabını vermiş ve devamla sizinn kadar eksik akıllı ve eksik dinli birinin akıllı ve dini sağlam bir kimsenin aklını çelebildiğini görmedim” demiştir.
.
Kadınlar: “Aklımızın ve dinimizin eksikliği nedir ya Resullullah” diye sorduğunda Allah Resulu : “İki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliği yerine geçmesi kadının aklının noksanlığı, hayızlı olduğu zaman namaz kılmaması ve oruç tutmaması da dininin noksanlığıdır, cevabını vermiştir.”
Konunun Devamini oku »
Ne münasebet! Kadından evliya olmaz olur mu?
~~
Elbette kadından da evliya olur. Hatta kadından evliya, erkeğe nisbetle daha kolay ve tez olur. Çünkü erkek evin geçimini sağlarken çeşitli günahlarla, haramlarla yüz yüze gelebilir. Ama hanım için böyle bir zorlanma söz konusu olmaz. Bu yüzden kadın gayret ederse erkekten önce evliya olabilir.
“Zeyd, karısına, yemek pişir diye cebre gücü yetmez” (Hulâsatü’l-Ecvibe 1/50)
~~
Bu fetva, kadına İslam dininin tanıdığı geniş hürriyeti ve aile içindeki mevkiini göstermektedir. İslamiyet ona köle olarak bakancahiliyet zihniyetine set çekmiş ve aile ocağında bir hizmetçi olarak değil, evin hanımı olarak görmüş, yapmak istemediği işler için, erkeğin onu cebre ve zorla işi gördürmeye gücünün yetmeyeceğini haber vermiş, yaptığı her hizmetin karşılığında ecir vaadetmiş ve sevap kazanacağını müjdelemiştir.
Normal şartlarda erkek hastaları erkek sağlık memurunun, kadın hastaları da kadın sağlık memuresinin tedavi etmesi gerekir. Ancak hastalık hali çok zamanaciliyet kazanır ve o anda gerek hasta için, gerekse doktor ve sağlık memuru için mahrem ve namahremlik aranmaz olur. Çünkü acil müdahale ve hayati tehlikenin giderilmesi söz konusudur. Veya hastane şartlarında her zaman erkek kadın ayırımı yapmak mümkün olmaz.
.
İğne yapma meselesine gelince; iğne kalçadan yapılıuorsa, burada erkek kadın ayrımı olmaz. çünkü birbirlerine yabancı olan insanlar erkek olsun kadın olsun göbekle diz arasına bakamaz. Yani kadının erkeğe mahremiyeti erkeğin erkeğe mahremiyeti gibidir.
.
Ancak iğne vurmak bir tedavi zaruretine girmektedir. Bunun için mümkünse erkeğin erkeğe iğne yapması uygun olur, ama değilse erkeğe kadının iğne yapmasında bir mahzur olmaz.
.
Kaynak: Aileye Özel Fetvalar, Mehmed Paksu
Kadın Eğri Kemikten mi Yaratıldı?
~~
Bu konuda üç görüş vardır?
.
1- Hz. Havva, Hz. Adem’in Kaburga Kemiğinden Yaratıldı
.
Hz. Havva’nın yaradılışı kur’an-ı Kerim’de şöyle geçer:
.
“Ey insanoğlu, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun” (Nisa Süresi :1)
.
Bu âyet-i celile ve diğer âyet-i kerimelerde Hz. Havva’nın, Hz. Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığına dair hiç bir işaret yoktur.
.
Bu konuda kitaplarda şöyle bazı rivayetler vardır:
“Allah, Adem’i uykuya daldırdıktan sonra sol tarafındaki kaburgalardan birini aldı. Bu kaburganın yerini hemen et bürüdü iyileşti. O anda Adem uyandı. Allah bu kaburgadan Havva’yı yaratıncaya kadar uykusundan kalkmadı. Adem uykusundan kalkarak bir tarafında Havva’yı görünce “Etim, kanım, eşim” dedi.
.
Mücahit de şöyle diyor.
.
“Allah, Adem uykuda iken Havva’yı onun aşağıdaki iki eğe kemiğinden yarattı”.
.
Bu rivayetlerin doğruluğunu Allah bilir. Çünkü Tevrat’ta Hz. Havva’nınyaradılışı şöyle anlatılır.
.
“Ve Rab allah dedi: Adam’ın yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım. Ve Rab Allah, Adem’in üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu, onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini otla doldurdu. Ve Rab Allah Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Ademe getirdi. Ve Adem dedi: Şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir, bu insandan alındığı için ona “nisa” ismi verilsin dedi. Ve Adem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu.” (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin: 2/18-23)
Konunun Devamini oku »
1-Kadın insan olma açısından erkek gibidir
~~
Daha önce, diğer toplumlarda “Kadın insanmıdır, değilmidir?” tartışması yapılmaktaydı. Kimisi akıllı hayvan, kimisi yarım kalmış bir erkektir diyordu. İslam’ın kadınlar hakkında getirdiği temel islahatlardan biri budur.
Cenab-ı Hak buyuruyor .
“Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinizden korkun”
(Nisa süresi 24)
Allah resülü buyuruyor :
“Muhakkak kadınlar erkeklerin bir parçasından başka bir şey değildir”
Konunun Devamini oku »
Son Eklenenler
- KADiR Gecesi
- Pakistan’da alarm
- Eyyâm-ı Biydde
- Hadis. ( Oruç )
- Kuran Arabi’dir,yani apaçıktır,şifresiz
- Diyanet’ten imamlara referandum uyarısı
- Arefe günü ne yapılmalı
- Her müslümanın bilmesi gerekenler
- BAŞBAKAN Erdoğan eskişehir mitinginde şunları söyledi
- Ramazan Ayı
- Cumanız Mübarek olsun
- Ramazan Ayı Fazileti
- Hangi ilde ne kadar oruçlu kalınacak
- Paylaşım
- Müzik İslam değerleriyle uyuşmuyor
- Ezan sesine düzenleme
- Fitre miktarları 7 lira
- Hadis
- Yerli tüfek geliyor
- Miraç Kandiliniz Mübarek olsun 08.07.2010
- Miraç Kandili
- Eyüp Sultan Hazretleri
- SÜNNET, BİDAT, ÖRNEK, NECAT.. hadis..
- Hırvatistan’da Toplu Mezar Bulundu
- 500 Din Adamının Rotası Gazze
- Kandiliniz Mübarek olsun
- Üç aylar fazileti
- Barzani’den sürpriz teklif
- İsrail’le askeri ve ekonomik anlaşmalar iptal olacak
- Filistin’de Türk Bayrağı satışları patladı
- Erdoğan’dan İsrail’e çok sert tepki
- Yardım gemisinde bulunan 360 kişi tutuklandı
- Karadenizli işadamları’ndan İsrail’e Kınama
- Kelkit’ten İsrail’e Lanet Yağdı
- Gül, Abbas ile Görüştü
- İskenderun’da Şehit Sayısı 7
- 18 Yaşında Müslüman Olmuş
- Barzani Türkiye’ye Gelecek
- Mehter Takımı Moskova’yı İnletti
- Türkiyenin Gruru
- Rabıta nedir
- Yurtdışında yatılı lisede okumak Türkiye’den ucuz
- 3 muvazzaf askere Balyoz sorgusu
- 9 gemi gazzeye yardıma gidiyor
- Chp’de Kılıçtaroğlu Baykal Gerginliği
- Meteoroloji Sel ve Taşkın Uyarısı Yaptı
- İsrail yardım gemilerine izin vermeyecek
- Bakan Çelik, Din Dersine Alevilik de Girecek
- Şampiyonluk Kupası Bursa’da
- Turkcell Gönül Köprüsü Devam Ediyor
- Milletimimz İncil’in içindeki 200 Euro’yu alır
- Tasavvuf Şiirleri Dinletisi İlgi Gördü
- Gsm Şirkentlerine Soruşturma Açıldı
- İslam Dünyasının da Dikmesi Gereken Sökükleri Var
- İngiltere’ye Müslüman bakan
- Muhammed Ali Olabilmek için Çalışıyorlar
- İslam Karşıtı Karikatürlerin Sahibine Saldırı
- öğrencilere belediyecilik dersi
- özürlülere yardım edemiyorsak, dilenmeye muhtaç bırakıyorsak bu bizim ayıbımızdır
- Cübbeli Ahmet Hoca Zina
- İslam düşmanları nın Peçe Savaşı
- 25 Ölü
- Erdoğan: Kudüs Yanarsa, Dünya Yanar
- Onlar Şehit Anneleri Anneler Gününde Sevinemedi
- Rize’de Asasnsörlü Camii
- Rus Uyruklu İki Özbek Kardeş Türk Vatandaşı Olmak İstiyor
- Ekonomik Krizden Henüz Tam Olarak Çıkamadık
- NATO Askerleriyle Dev Kutlama
- Endonezya’da 7,2 Büyüklüğünde Deprem
- Amerikalı bilim adamları: Katarakta Karşı Kahve
- Suikast Davası Başladı
- Kayıp Oğlu için TSK’ya Dava Açtı
- AB için Kötü Türkiye için Güzel Haber
- Günahların gökleri dolduracak kadar olsa
- Hatme i Hacegan Duası
- Pakistan Ordusu 18 Militan Öldürdü
- Mevlana, Düzenlenen Panelle Anıldı
- Ecele Yürüyüş
- Taksim Kontrol altında
- ‘Süreci Kışkırtmaya Çalışıyorlar’
- Cumanız Mübarek olsun
- Allah c.c Katında Günlerin efendisi Cuma günüdür.
- Cuma Gününün Önemi
- Şehit Haberleri Türkiye’nin Yüreğini Dağlamaya Devam Ediyor
- Makbule Garipoğlu Keşke Cem Ölseydi!
- Nasip bana değil oğlumaymış. Takdir-i ilahi
- Günah ile ilgili hadis
- Yahudilerden soykırım tehditi
- PKK ile Çatışmada 2 Şehit
- Yves Leterme hükümetinin istifasını kabul etti
- Eskişehirspor: 1 - Trabzonspor: 0
- 13. Maddeye 338 Oylu Onay
- Ermeniler Türk Bayrağını yaktılar
- Elazığ’da deprem 24 Nisan 2010
- O bayrağı indirtmem!
- 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
- Emekli Orgeneral Çetin Doğan Tutuklandı
- Teklifin 11. Maddesi de 338 Oyla Kabul Edildi
- İstanbul Büyükşehir Belediyesinden Açıklama
- Diyanet işleri Başkanı Ali Bardakoğlu Suriye’de



